hedeflemek, amaçlamak
Sich in einer Weise verhalten, die darauf abzielt, eine bestimmte Wirkung oder einen Eindruck zu erzielen.
Belirli bir etki veya izlenim yaratmayı amaçlayan bir şekilde davranmak.
☞ Genellikle ‘bir şeyi denemek’ veya ‘bir şeye yönelmek’ anlamında kullanılır.
-
Er strabierte auf die Gunst der Kritiker.— Eleştirmenlerin beğenisini kazanmaya çalıştı.
-
Die neue Kampagne strabiert auf schnellen Erfolg.— Yeni kampanya hızlı bir başarı hedefliyor.