sıkıştırmak, zorla yerleştirmek
Etwas mit Kraft in einen zu kleinen Raum hineindrücken.
Bir şeyi güç kullanarak çok küçük bir alana sıkıştırmak.
-
Er verquetscht die alten Bücher in den Koffer.— Eski kitapları bavula sıkıştırıyor.
-
Die Kinder haben die Spielzeuge in die Kiste verquetscht.— Çocuklar oyuncakları kutuya tıkıştırdılar.