sokak müzisyeni
Eine Frau, die Musik auf öffentlichen Straßen oder Plätzen spielt, um Geld zu verdienen.
Halka açık yollarda veya meydanlarda para kazanmak amacıyla müzik çalan kadın.
-
Die Straßenmusikerin spielt eine wunderschöne Melodie auf der Geige.— Sokak müzisyeni kemanıyla harika bir melodi çalıyor.
-
Viele Passanten gaben der Straßenmusikerin ein paar Münzen.— Birçok yoldan geçen, sokak müzisyenine birkaç bozuk para verdi.
-
Ich habe gestern eine talentierte Straßenmusikerin in der Stadt gesehen.— Dün şehirde yetenekli bir sokak müzisyenini gördüm.