irade çabası
Die bewusste und konzentrierte Anwendung der Willenskraft, um ein Ziel zu erreichen oder einen Widerstand zu überwinden.
Bir hedefe ulaşmak veya bir direnci aşmak için irade gücünün bilinçli ve odaklanmış şekilde kullanılması.
-
Es erfordert große Willensanstrengung, morgens so früh aufzustehen.— Sabahları bu kadar erken kalkmak büyük bir irade gücü gerektirir.
-
Ohne ständige Willensanstrengung wird er sein Studium nicht abschließen.— Sürekli bir irade çabası göstermeden eğitimini tamamlayamayacaktır.
-
Die Willensanstrengung war nach dem langen Tag kaum noch möglich.— Uzun bir günün ardından irade gücünü kullanmak neredeyse imkansız hale gelmişti.