yıkamak
Jemanden oder etwas in Wasser tauchen oder in einer Badewanne reinigen.
Birini veya bir şeyi suya batırmak ya da küvette temizlemek.
-
Die Mutter bädert ihr Kind jeden Abend in der Wanne.— Anne, her akşam çocuğunu küvette yıkar.
-
Die Mutter bäderte das kleine Baby vorsichtig in warmem Wasser.— Anne, küçük bebeği sıcak suda nazikçe yıkadı.