ayakta kalabilmek
Trotz großer Schwierigkeiten oder finanzieller Not gerade so überleben oder existieren.
Büyük zorluklara veya mali sıkıntılara rağmen zar zor hayatta kalmak veya var olmak.
-
Mit den steigenden Preisen versucht er nur, den Kopf über Wasser zu halten.— Artan fiyatlar karşısında o, sadece ayakta kalmaya çalışıyor.
-
Die Firma kämpft darum, finanziell den Kopf über Wasser zu halten.— Şirket, mali açıdan ayakta kalabilmek için mücadele ediyor.