büyütmek
Ein Kind während seiner Entwicklung betreuen und erziehen.
Bir çocuğu gelişimi süresince bakmak ve yetiştirmek.
-
Meine Großeltern haben mich allein großgezogen.— Büyük ebeveynlerim beni tek başlarına büyüttüler.
-
Sie zieht ihre Kinder sehr liebevoll groß.— Çocuklarını son derece sevgiyle büyütüyor.
-
Wer wird das Kind in Zukunft großziehen?— Gelecekte bu çocuğu kim büyütecek?