saç kadar ince, son derece ince
Extrem dünn, so dünn, dass die Grenze zur Transparenz oder zum Verschwinden erreicht ist.
Son derece ince; o kadar ince ki şeffaflık veya kaybolma sınırına ulaşmıştır.
-
Die Schicht aus Gold war haardünn aufgetragen.— Altın kaplama, saç teli inceliğindeydi.
-
Das Messer besaß eine haardünne Klinge.— Bıçağın saç teli kadar ince bir ağzı vardı.
-
Die Glaswand ist nur haardünn.— Cam duvar sadece saç kalınlığında.