Прилагательное Частотностьtop-25000CEFR C2

lost

[lɔst]
§Значения
kaybolmuş
Etwas, das nicht mehr gefunden werden kann oder die Orientierung verloren hat.
Artık bulunamayan veya yönünü kaybetmiş olan şey.
нейтральное
  1. Der kleine Junge fühlte sich in der großen Stadt völlig lost.
    — Küçük çocuk, büyük şehirde kendini tamamen kaybolmuş hissetti.
  2. Nach dem Sturm war der Schlüssel völlig lost.
    — Fırtınadan sonra anahtar tamamen kaybolmuştu.
Синонимы
Антонимы
umutsuz, çaresiz, ne yapacağını bilemeyen
In einem Zustand der Hoffnungslosigkeit, des Scheiterns oder der völligen Orientierungslosigkeit.
Umutsuzluk, başarısızlık veya tam bir yön kaybı halinde.
разговорное
☞ Genellikle kişiler veya durumlar için mecazi anlamda kullanılır.
  1. Nach der Trennung fühlte sie sich in ihrem Leben völlig lost.
    — Ayrılıktan sonra hayatında tamamen yönünü kaybetmiş hissetti.
  2. Nach dem Verlust seines Jobs fühlte er sich völlig lost.
    — İşini kaybettikten sonra kendini tamamen yalnız ve çaresiz hissetti.
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке