geç olgunlaşan
Bezieht sich auf eine Person, die ihre geistige, künstlerische oder soziale Entwicklung erst zu einem späteren Zeitpunkt im Leben erfährt.
Yaşamının daha geç bir döneminde zihinsel, sanatsal veya sosyal gelişimini yaşayan kişiyi ifade eder.
☞ Genellikle yetenekler veya yaşam öyküleri bağlamında kullanılır.
-
Er ist ein spätgeborener Künstler.— O, geç yaşta sanatçı olmuş biridir.
-
Viele erfolgreiche Menschen sind spätgeboren.— Birçok başarılı insan geç doğmuştur.
-
Ihre spätgeborene Begabung überraschte alle.— Geç yaşta ortaya çıkan yeteneği herkesi şaşırttı.
Синонимы
Антонимы