sadakatsiz, vefasız
Nicht loyal, treu oder verlässlich gegenüber einer Person, einer Sache oder einem Versprechen.
Bir kişiye, bir şeye veya bir söze karşı sadık, vefalı veya güvenilir değildir.
-
Er war ein ungetreuer Gefährte in der Not.— Zor zamanlarda sadakatsiz bir yoldaştı.
-
Ihre Handlungen waren ungetreu gegenüber ihren Prinzipien.— Yaptıkları, ilkelerine ihanet niteliğindeydi.