uyarmak
Jemanden vor einer Gefahr oder einem drohenden Problem warnen.
Birini bir tehlikeden veya yaklaşmakta olan bir sorundan uyarmak.
-
Die Polizei warnt die Bürger vor dem Sturm.— Polis, vatandaşları fırtınaya karşı uyarıyor.
-
Er hat mich rechtzeitig gewarnt.— O, beni zamanında uyardı.