Существительное Частотностьtop-10000CEFR B1
der

Beleg

[bəˈleːk]
По слогам be|leg
§ Грамматика
Genitiv
des Belegs
Plural
die Belege
§Значения
kanıt, delil, atıf
Ein schriftlicher Nachweis oder Beweis für eine Behauptung oder einen Sachverhalt.
Bir iddia veya bir durum için yazılı bir kanıt veya delil.
нейтральное
  1. Der Autor muss für jede Aussage einen Beleg liefern.
    — Yazar, her ifade için bir kanıt sunmalıdır.
  2. Ohne einen wissenschaftlichen Beleg bleibt die Theorie fragwürdig.
    — Bilimsel bir kanıt olmadan bu teori şüpheli kalır.
Синонимы
makbuz, belge, kanıtlayıcı belge
Ein Dokument, das als Zahlungsnachweis dient, wie eine Quittung oder Rechnung.
Ödeme kanıtı olarak kullanılan bir belge; örneğin makbuz veya fatura.
нейтральное
  1. Bitte heben Sie den Beleg für Ihre Reisekosten auf.
    — Lütfen seyahat masraflarınıza dair makbuzu saklayın.
  2. Ich habe den Beleg für die Zahlung verloren.
    — Ödeme makbuzunu kaybettim.
Синонимы
kaplama, tortu, katman
Ein Material oder eine Schicht, die auf eine Oberfläche aufgetragen wird.
Bir yüzeye uygulanan bir malzeme veya katman.
терминологическое
  1. Ein dicker Beleg aus Kalk bildete sich am Rohr.
    — Borunun üzerinde kalın bir kireç tabakası oluştu.
§Идиомы
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке