improvizatör
Eine Frau, die etwas ohne Vorbereitung oder Plan spontan erschafft, insbesondere in der Kunst oder Musik.
Hazırlık veya plan yapmadan, kendiliğinden bir şey yaratan kadın; özellikle sanat veya müzik alanında.
-
Die Improvisatorin spielte ein wunderschönes Solo auf dem Klavier.— İmprovizatör kadın, piyanoda harika bir solo çaldı.
-
Als erfahrene Improvisatorin beherrscht sie den Jazz perfekt.— Deneyimli bir doğaçlama sanatçısı olarak cazı mükemmel şekilde icra eder.