sevgililer
Personen, die sich in einer Liebesbeziehung befinden oder sich gegenseitig lieben.
Aşk ilişkisinde bulunan veya birbirlerini seven kişiler.
☞ Genellikle şiirsel veya biraz eski moda bir şekilde kullanılır.
-
Die Liebesleute spazierten Hand in Hand durch den Park.— Aşıklar el ele tutuşarak parkta yürüdüler.
-
Man sah die Liebesleute im Mondschein sitzen.— Ay ışığında birbirine aşık olan çifti otururken gördü.
-
Das Lied handelt von zwei glücklichen Liebesleuten.— Şarkı, mutlu bir çiftin hikayesini anlatıyor.
Синонимы