atanmış, görevlendirilmiş
In ein offizielles Amt oder eine Funktion berufen oder eingesetzt.
Resmi bir makama veya göreve atanmak veya tayin edilmek.
☞ Genellikle resmi daireler veya devlet kurumları bağlamında kullanılır.
-
Der beordnete Beamte übernahm sofort seine neue Aufgabe.— Görevlendirilen memur hemen yeni görevini üstlendi.
-
Sie ist eine beordnete Vertreterin der Regierung.— O, hükümetin atanmış bir temsilcisidir.
-
Die beordnete Person muss die neuen Regeln befolgen.— Görevlendirilen kişi yeni kurallara uymak zorundadır.