getirmek, taşımak, iletmek
Etwas oder jemanden von einem Ort zu einem anderen transportieren oder befördern.
Bir şeyi veya birini bir yerden başka bir yere taşımak veya nakletmek.
-
Ich bringe dir ein Glas Wasser.— Sana bir bardak su getiriyorum.
-
Er hat die schweren Kisten nach oben gebracht.— Ağır kutuları yukarıya taşıdı.
-
Er brachte das Paket zum Nachbarn.— Paketi komşusuna götürdü.