Прилагательное Частотностьtop-5000CEFR B1

dicht

[dɪçt]
§ Грамматика
Сравнение · правильный
Positiv
dicht
Komparativ
dichter
Superlativ
am dichtesten
§Значения
yoğun, sık
Eng beieinander liegend, ohne Lücken oder Zwischenräume.
Birbirinin yanında yer alan, aralıklar veya boşluklar olmadan.
нейтральное
  1. Die Soldaten standen in einer dichten Formation.
    — Askerler sıkı bir düzen içinde duruyorlardı.
  2. Das Haar ist sehr dicht.
    — Saçlar çok gürdür.
Синонимы
Антонимы
hava geçirmez, sızdırmaz
Undurchlässig für Flüssigkeiten, Gase oder Licht.
Sıvılar, gazlar veya ışık için geçirimsiz.
нейтральное
  1. Der Deckel muss dicht sein.
    — Kapakın sıkı olması gerekir.
  2. Die Schicht ist nicht ganz dicht.
    — Tabaka tamamen sızdırmaz değil.
yoğun, sık
In großer Menge oder Intensität vorhanden (z. B. Nebel oder Verkehr).
Büyük miktarda veya yoğunlukta mevcuttur (örneğin sis veya trafik).
нейтральное
  1. Im Wald herrschte dichter Nebel.
    — Ormanda yoğun bir sis vardı.
  2. Der Verkehr ist heute sehr dicht.
    — Bugün trafik çok yoğun.
sarhoş, bitkin
Umgangssprachlich für betrunken oder berauscht.
Sarhoş veya ayyaş olmak için günlük dilde kullanılan ifade.
разговорное
  1. Er ist gestern Abend ziemlich dicht gewesen.
    — Dün akşam oldukça sarhoştu.
§Идиомы
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке