ciddiye almak
Jemanden oder etwas als wichtig, glaubwürdig oder bedeutsam anerkennen.
Birini veya bir şeyi önemli, güvenilir veya anlamlı olarak kabul etmek.
-
Du solltest seine Warnung ernst nehmen.— Onun uyarısını ciddiye almalısın.
-
Die Regierung muss die Klimakrise ernst nehmen.— Hükümet, iklim krizini ciddiye almalıdır.