birlikte / birbirleriyle
In Gemeinschaft oder in gegenseitiger Beziehung; zusammen.
Birlikte veya karşılıklı ilişki içinde; bir arada.
-
Wir müssen miteinander reden.— Birbirimizle konuşmamız gerekiyor.
-
Die Kinder spielen miteinander.— Çocuklar birlikte oynuyorlar.
-
Sie haben lange miteinander gearbeitet.— Uzun süre birlikte çalıştılar.