ortaya çıkarmak, açığa çıkarmak
Etwas Verstecktes oder Unbekanntes ans Licht bringen oder öffentlich machen.
Gizli veya bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak ya da kamuya açık hale getirmek.
☞ Genellikle bilgiler, gerçekler veya sırlarla ilişkilendirilerek kullanılır.
-
Die Ausgrabungen förderten wertvolle antike Münzen zutage.— Kazılar sonucunda değerli antik paralar ortaya çıkarıldı.
-
Der Journalist förderte die geheimen Dokumente endlich zu Tage.— Gazeteci, gizli belgeleri nihayet ortaya çıkardı.