Прилагательное Частотностьtop-5000CEFR B1

übel

[ˈyːbl̩]
По слогам ü|bel
◆ Грамматический конструктор
Управление

Управление необязательно: прилагательное можно употреблять и без дополнения.

jdm. ist übel D— birine kötü geliyor.
übel N— mide bulantısı
§ Грамматика
Сравнение · правильный
Positiv
übel
Komparativ
übler
Superlativ
am übelsten
§Значения
mide bulantısı, rahatsız
In einem Zustand von körperlichem Unwohlsein oder Übelkeit.
Fiziksel rahatsızlık veya mide bulantısı hali içinde.
нейтральное
  1. Mir ist plötzlich sehr übel.
    — Birdenbire çok mide bulantısı hissettim.
  2. Nach der Fahrt war ihm übel.
    — Yolculuktan sonra midesi bulandı.
Синонимы
Антонимы
alçak, ahlaksız
Moralisch verwerflich, böswillig oder niederträchtig.
Ahlaken kınanır, kötü niyetli veya alçakça.
возвышенное
  1. Das war ein übler Plan.
    — Bu berbat bir plandı.
  2. Er hat eine üble Tat begangen.
    — Kötü bir şey yaptı.
Синонимы
Антонимы
berbat, kötü, berbat bir halde
Sehr schlecht, unangenehm oder von geringer Qualität.
Çok kötü, rahatsız edici veya düşük kaliteli.
разговорное
  1. Das Wetter heute ist echt übel.
    — Bugün hava gerçekten berbat.
  2. Er hat mir eine üble Überraschung bereitet.
    — Bana kötü bir sürpriz yaşattı.
§Идиомы
  • jemandem ist übel
    — Birinin midesi bulanıyor.
  • etwas übel mitnehmen
    — Bir şeyden ağır şekilde etkilenmek
§Однокоренные
§Связанные слова
Существительное Частотностьtop-5000CEFR B1
das

Übel

[ˈyːbl̩]
По слогам ü|bel
§ Грамматика
Genitiv
des Übels
Plural
die Übel
§Значения
rahatsızlık, mide bulantısı
Ein unangenehmer körperlicher Zustand, oft verbunden mit Übelkeit oder Unwohlsein.
Hoş olmayan bir fiziksel durum; genellikle mide bulantısı veya rahatsızlıkla ilişkilidir.
нейтральное
  1. Ihm ist das Übel im Magen.
    — Midesi bulanıyor.
  2. Sie kämpfte gegen das plötzliche Übel.
    — Ani gelen rahatsızlıkla mücadele etti.
Синонимы
kötülük, zarar, fenalık
Etwas Schlechtes, Böses oder Unmoralisches.
Kötü, fena veya ahlaksız bir şey.
возвышенное
  1. Man muss das Übel bekämpfen.
    — Kötülükle mücadele etmek gerekir.
  2. Er wünschte ihr nichts als Übel.
    — Ona sadece kötülükler dilerdi.
Синонимы
Антонимы
§Идиомы
  • jemandem etwas übel sein
    — Birinden yaptığı bir şeyden dolayı rahatsızlık duymak
  • jemandem das Übel heimzahlen
    — Birine yaptığı kötülüğün karşılığını vermek
  • dem Übel auf den Grund gehen
    — Kötülüğün kaynağını bulmak
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке