Существительное Частотностьtop-1000CEFR A1
das

Licht

[lɪçt]
§ Грамматика
Genitiv
des Lichts
Plural
die Lichter
§Значения
ışık
Physikalische Erscheinung, die das Sehen ermöglicht.
Görmeyi mümkün kılan fiziksel olgu.
нейтральное
  1. Das Licht der Sonne scheint hell.
    — Güneşin ışığı parlak bir şekilde parlıyor.
  2. Wir brauchen mehr Licht zum Lesen.
    — Okumak için daha fazla ışığa ihtiyacımız var.
Синонимы
aydınlatma, ışık
Beleuchtung oder eine Lichtquelle in einem Raum.
Bir odadaki aydınlatma veya ışık kaynağı.
нейтральное
  1. Mach bitte das Licht im Flur an.
    — Lütfen koridordaki ışığı açar mısın?
  2. Das Licht in diesem Zimmer ist zu schwach.
    — Bu odadaki ışık çok zayıf.
Синонимы
ışık, aydınlanma
Klarheit, Erkenntnis oder geistige Erleuchtung.
Açıklık, kavrayış veya zihinsel aydınlanma.
возвышенное
  1. Er suchte nach dem Licht der Wahrheit.
    — O, gerçeğin ışığını arıyordu.
  2. Plötzlich kam ein Licht der Erkenntnis.
    — Aniden bir aydınlanma anı yaşandı.
§Идиомы
  • jemanden ins Licht rücken
    — Birini öne çıkarmak / Birine dikkat çekmek
  • jemandem das Licht ausknipsen
    — Birini işinden etmek / Birini görevden almak
  • jemandem das Licht der Welt erweisen
    — Birine dünyaya gelme fırsatı vermek
  • ein Licht am Ende des Tunnels
    — Tünelin sonundaki ışık
§Однокоренные
§Связанные слова
Прилагательное Частотностьtop-1000CEFR B2

licht

[lɪçt]
§ Грамматика
Сравнение · правильный
Positiv
licht
Komparativ
lichter
Superlativ
am lichtesten
§Значения
aydın, aydınlık
Viel Licht ausstrahlend oder hell beleuchtet.
Çok ışık yayan veya aydınlık bir şekilde aydınlatılmış.
нейтральное
  1. Wir brauchen ein lichtes Zimmer zum Arbeiten.
    — Çalışmak için aydınlık bir odaya ihtiyacımız var.
  2. Der Raum wirkt sehr licht.
    — Oda çok aydınlık görünüyor.
Синонимы
Антонимы
hafif
Geringes Gewicht habend; nicht schwer.
Hafif ağırlığa sahip; ağır değil.
нейтральное
  1. Diese neue Wanderungstasche ist besonders licht und praktisch.
    — Bu yeni yürüyüş çantası özellikle hafif ve kullanışlıdır.
  2. Er trägt eine lichte Ausrüstung.
    — Hafif bir ekipman giyiyor.
Синонимы
Антонимы
seyrek, az
Dünn besiedelt oder mit viel Freiraum versehen.
Az nüfuslu veya çok fazla boş alana sahip.
нейтральное
  1. In dieser Region ist die Besiedlung sehr licht.
    — Bu bölgede nüfus yoğunluğu oldukça düşüktür.
  2. Ein lichtes Haar ist kaum sichtbar.
    — Açık renkli bir saç teli neredeyse görünmüyor.
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке