dolu, taşmakta
Ein Gefühl oder einen Zustand tief empfunden oder durchlebt.
Derin bir şekilde hissedilen veya yaşanan bir duygu ya da durum.
-
Sie blickte mit erfüllter Freude auf das Kind.— Çocuğa büyük bir sevinçle baktı.
-
Sein Blick war von tiefer Melancholie erfüllt.— Bakışları derin bir hüzünle doluydu.
Антонимы