dışarı çıkarmak
Etwas aus einem geschlossenen Raum oder Behälter nach draußen bringen.
Kapalı bir odadan veya kaptan bir şeyi dışarı çıkarmak.
-
Wir müssen den Müll heute noch hinausräumen.— Çöpü bugün mutlaka dışarı çıkarmalıyız.
-
Er hat die alten Möbel aus dem Keller hinausgeräumt.— Eski mobilyaları bodrumdan dışarı çıkardı.
Синонимы