anlayış göstermemek, inatçı olmak, akıl almaktan kaçınmak
Keine Einsicht zeigen oder nicht bereit sein, die Richtigkeit einer Sache oder das Verhalten anderer zu akzeptieren.
Bir şeyin doğruluğunu veya başkalarının davranışlarını kabul etmek istememek ya da anlayış göstermemek.
-
Er ist völlig stur und hat kein Einsehen mit seinen Fehlern.— O tamamen inatçıdır ve hatalarını kabul etmiyor.
-
Trotz aller Argumente hat sie kein Einsehen gezeigt.— Tüm argümanlara rağmen o, anlayış göstermedi.