giyindirmek
Jemanden mit Kleidung oder Accessoires nach einem bestimmten Stil ausstatten.
Birini belirli bir tarza uygun kıyafetler veya aksesuarlarla donatmak.
☞ Anglizizm; genellikle moda veya stil bağlamında kullanılır.
-
Die Stylistin outfittet das Model für die Show.— Stilist, defile için modeli giydiriyor.
-
Er hat seine Tochter gestern komplett neu outfittet.— Dün kızını tamamen yeni kıyafetlerle donattı.
-
Die Stylistin outfittet das Model mit einem eleganten Kleid.— Stilist, modeli şık bir elbiseyle giydiriyor.