adet, gelenek, ritüel
Eine etablierte Gewohnheit oder Tradition innerhalb einer Gemeinschaft.
Bir topluluk içinde yerleşmiş bir alışkanlık veya gelenek.
☞ Genellikle 'zu' + fiil kökü ile birlikte kullanılır.
-
Dieser Brauch geht auf das Mittelalter zurück.— Bu gelenek Orta Çağ’a dayanmaktadır.
-
Wir sollten diese schönen Bräuche für zukünftige Generationen bewahren.— Bu güzel gelenekleri gelecek nesiller için korumalıyız.
-
Es ist ein alter Brauch, zu Ostern Eier zu bemalen.— Paskalya'da yumurta boyamak eski bir gelenektir.