yalnız başına ayakta durmak, kendi başına idare etmek
Ohne Unterstützung oder Hilfe von anderen existieren oder agieren.
Başkalarının desteği veya yardımı olmadan var olmak veya hareket etmek.
-
Er muss in dieser Krise völlig alleinstehen.— Bu krizde tamamen yalnız kalmak zorunda.
-
Sie hat das Projekt ohne Hilfe alleinstehen lassen.— Projeyi yardım almadan tek başına yürüttü.