durdurmak, geciktirmek
Jemanden oder etwas am Fortkommen hindern oder stoppen.
Birini veya bir şeyi ilerlemekten alıkoymak veya durdurmak.
-
Niemand kann mich von meinem Weg aufhalten.— Hiç kimse beni yolumdan alıkoyamaz.
-
Die Polizei hat den Dieb aufgehalten.— Polis, hırsızı durdurdu.