mülksüz, parasız
Ohne Besitz von materiellen Gütern oder Immobilien.
Maddi mallara veya gayrimenkullere sahip olmaksızın.
-
Nach dem Krieg war er völlig eigentumslos.— Savaştan sonra hiçbir malı mülkü kalmamıştı.
-
Nach dem großen Brand war die Familie völlig eigentumslos.— Büyük yangından sonra ailenin hiçbir malı kalmamıştı.
-
Er lebte als eigentumsloser Wanderer durch Europa.— Avrupa'da mülkiyetsiz bir gezgin olarak yaşadı.