bir yük taşımak, sırtında bir yük varmak
Etwas Belastendes, wie Schulden, Fehler oder Sorgen, die man mit sich herumträgt.
İnsanın üzerinde taşıdığı borçlar, hatalar veya endişeler gibi yükleyici şeyler.
-
Er hat noch viele Schulden auf dem Buckel haben.— Hâlâ üzerinde bir sürü borç var.
-
Sie möchte keine alten Fehler mehr auf dem Buckel haben.— Artık eski hataları sırtında taşımak istemiyor.