Прилагательное Частотностьtop-10000CEFR A1

helle

[ˈhɛlə]
По слогам hel|le
§ Грамматика
Сравнение · правильный
Positiv
helle
Komparativ
heller
Superlativ
am hellsten
§Значения
aydın, parlak
Viel Licht ausstrahlend oder von hoher Lichtintensität.
Çok ışık yayan veya yüksek ışık yoğunluğuna sahip.
нейтральное
  1. Die Sonne scheint in ein helles Zimmer.
    — Güneş, aydınlık bir odaya ışık saçıyor.
  2. Es ist heute sehr hell draußen.
    — Bugün dışarısı çok aydınlık.
Синонимы
Антонимы
açık renkli, soluk
Farblich nicht dunkel, eher licht oder weißlich.
Renk olarak koyu değil; daha çok açık ya da beyazımsı.
нейтральное
  1. Sie trägt ein helles Blau.
    — Açık mavi bir elbise giyiyor.
  2. Die Wände sind in einem hellen Ton gestrichen.
    — Duvarlar açık bir renge boyanmış.
Синонимы
Антонимы
açık, net
Klanglich hoch oder klar und deutlich.
Ses açısından yüksek ya da net ve anlaşılır.
нейтральное
  1. Sie hat eine helle, angenehme Stimme.
    — Onun açık tonlu ve hoş bir sesi var.
  2. Der Ton der Glocke war sehr hell.
    — Çanın sesi çok berraktı.
zeki, zihin açıklığına sahip
Geistig rege, intelligent oder einfallsreich.
Zihinsel olarak aktif, zeki veya yaratıcı.
возвышенное
  1. Er ist ein heller Kopf.
    — O, çok zeki biridir.
  2. Das Kind ist sehr hell im Denken.
    — Çocuk çok zeki ve düşüncelerini hızlıca kavrayabiliyor.
§Идиомы
  • einen hellen Kopf haben
    — Zeki bir zihne sahip olmak
§Однокоренные
§Связанные слова
Существительное Частотностьtop-10000CEFR C1
die

Helle

[ˈhɛlə]
По слогам hel|le
§ Грамматика
Genitiv
der Helle
Bezieht sich auf das Bier (helles Bier)
§Значения
hafif lager
Ein helles, meist ungesüßtes Bier, das oft im Sommer getrunken wird.
Yaz aylarında sıkça tüketilen, açık renkli ve genellikle şekersiz bir biradır.
нейтральное
  1. Ich hätte gerne zwei Helle, bitte.
    — Lütfen iki tane açık renkli olanı isterim.
  2. Die Helle schmeckt am besten bei der Kälte.
    — Bu tatlı, soğuk havada en lezzetli olur.
Синонимы
parlaklık, aydınlık
Die Eigenschaft oder der Zustand von Helligkeit oder Licht.
Parlaklık veya ışığın özelliği ya da durumu.
нейтральное
  1. Die Helle des Tages vertrieb die Schatten.
    — Gündüzün aydınlığı gölgeleri dağıttı.
  2. Wir genossen die Helle des Morgens.
    — Sabahın aydınlığının tadını çıkardık.
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке