yapmalı, yapmak gerekir
Eine Verpflichtung, einen Auftrag oder eine moralische Pflicht ausdrücken.
Bir yükümlülüğü, bir görevi veya ahlaki bir sorumluluğu ifade eder.
-
Du sollst deine Hausaufgaben machen.— Ödevlerini yapmalısın.
-
Wir sollen pünktlich zum Treffen erscheinen.— Toplantıya zamanında gelmemiz gerekiyor.