Прилагательное Частотностьtop-10000CEFR C1

vortragend

[ˈfoːɐ̯ˌtʁaːɡənt]
По слогам vor|tra|gend
§ Грамматика
Сравнение · правильный
Positiv
vortragend
Komparativ
vortragender
Superlativ
am vortragendsten
§Значения
ders vermek, sunum yapmak
Eine Rede, einen Vortrag oder eine Präsentation vor Publikum darbietend.
Bir konuşmayı, sunumu veya sunuyu izleyicilerin önünde gerçekleştiren.
нейтральное
  1. Der vortragende Professor beantwortete alle Fragen.
    — Sunum yapan profesör tüm soruları yanıtladı.
  2. Sie war die vortragende Person bei der Konferenz.
    — Konferansta sunumu yapan kişi oydu.
Синонимы
taşıyan, yüklenen, sahip olan
Etwas (z. B. eine Last oder eine Eigenschaft) mit sich herumtragend oder aufweisend.
Bir şeyi (örneğin bir yükü veya bir özelliği) yanında taşımak veya üzerinde bulundurmak.
нейтральное
  1. Das vortragende Tier suchte Schutz.
    — Konuşan hayvan korunmaya çalıştı.
  2. Ein vortragendes Merkmal dieser Pflanze ist die Farbe.
    — Bu bitkinin dikkat çeken özelliği rengidir.
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке