ıssızlık, boşluk, kasvet
Ein Zustand der Einsamkeit, Verlassenheit oder der geistigen und emotionalen Leere.
Yalnızlık, terk edilmişlik veya zihinsel ve duygusal boşluk hali.
-
Eine tiefe Öde erfüllte seine Seele.— Ruhunu derin bir yalnızlık kaplamıştı.
-
Die Öde seiner Existenz war unerträglich.— Varoluşunun boşluğu dayanılmazdı.