tanıdık
Eine Person, die man kennt, aber mit der man nicht unbedingt befreundet ist.
Tanıdığımız, ancak mutlaka arkadaş olmadığımız bir kişi.
-
Er ist nur ein flüchtiger Bekannter von mir.— O, benim sadece yüzeysel tanıdığım biridir.
-
Ich habe gestern einen alten Bekannten getroffen.— Dün eski bir tanıdıkla karşılaştım.
-
Viele Bekannte kamen zu der Party.— Birçok tanıdık kişi partiye geldi.
Синонимы