Существительное Частотностьtop-2000CEFR A2
das

Mittel

[ˈmɪtəl]
По слогам mit|tel
§ Грамматика
Genitiv
des Mittels
Plural
die Mittel
§Значения
yöntem, araç
Ein Werkzeug, eine Methode oder ein Weg, um ein bestimmtes Ziel zu erreichen.
Belirli bir hedefe ulaşmak için kullanılan bir araç, yöntem veya yol.
нейтральное
  1. Das ist kein wirksames Mittel gegen das Problem.
    — Bu, soruna karşı etkili bir çözüm değil.
  2. Wir müssen neue Mittel zur Lösung finden.
    — Yeni çözüm yolları bulmamız gerekiyor.
fonlar, kaynaklar
Finanzielle Ressourcen oder Geld, die für einen bestimmten Zweck zur Verfügung stehen.
Belirli bir amaç için kullanılabilen finansal kaynaklar veya para.
нейтральное
  1. Die staatlichen Mittel wurden leider gekürzt.
    — Ne yazık ki devlet fonları azaltıldı.
  2. Er verfügt über große finanzielle Mittel.
    — Büyük miktarda mali kaynağa sahiptir.
Синонимы
çare, ajan, vasıta
Ein Stoff oder eine Substanz, die eine medizinische oder chemische Wirkung hat.
Tıbbi veya kimyasal bir etkiye sahip olan bir madde veya bileşen.
нейтральное
  1. Dieses Mittel hilft gegen starke Kopfschmerzen.
    — Bu ilaç şiddetli baş ağrılarına iyi gelir.
  2. Die Anwendung des Mittels muss vorsichtig erfolgen.
    — Bu ilacın kullanımı dikkatli bir şekilde yapılmalıdır.
§Идиомы
  • mit allen Mitteln
    — Her yolla / Her türlü imkânla
  • die Mittel der Wahl
    — Tercih edilen yöntemler
§Однокоренные
§Связанные слова
Прилагательное Частотностьtop-2000CEFR B1

mittel

[ˈmɪtəl]
По слогам mit|tel
§ Грамматика
Сравнение · правильный
Positiv
mittel
Komparativ
mittler
Superlativ
am mittelsten
§Значения
orta, ortalama
In der Größe, Qualität oder Intensität nicht extrem, sondern im Durchschnitt liegend.
Boyut, kalite veya yoğunluk açısından aşırı olmayıp ortalama seviyede olan.
нейтральное
  1. Ich hätte gerne eine mittlere Portion.
    — Orta boy bir porsiyon istiyorum.
  2. Die Temperatur ist heute mittel.
    — Bugün hava sıcaklığı orta seviyede.
Синонимы
Антонимы
orta, ara
In der Position zwischen zwei Endpunkten oder Extremen liegend.
İki uç nokta veya ekstrem arasında yer alan.
нейтральное
  1. Er befindet sich in einer mittleren Position.
    — O, orta bir konumda bulunuyor.
  2. Die mittlere Schicht der Erdkruste.
    — Yer kabuğunun orta katmanı.
orta, vasat
In einem geringen oder bescheidenen Maße vorhanden; nicht sehr ausgeprägt.
Az veya sınırlı ölçüde mevcuttur; pek belirgin değildir.
нейтральное
  1. Sein Erfolg war nur mittel.
    — Başarısı sadece orta seviyedeydi.
  2. Das Ergebnis war von mittlerer Bedeutung.
    — Sonuç orta derecede önemliydi.
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке