farkında, bilincinde
Etwas mit voller Aufmerksamkeit und geistiger Präsenz wahrnehmend.
Bir şeyi tam bir dikkat ve zihinsel odaklanmayla algılamak.
-
Er wurde sich der Gefahr bewusst.— Tehlikenin farkına vardı.
-
Sie führt ein bewusstes Leben.— O, bilinçli bir yaşam sürmektedir.