kucaklanmış
In einer Umarmung befindlich oder von jemandem umschlungen.
Bir kucaklama içinde bulunan veya biri tarafından kucaklanmış.
-
Der umarmte Mann lächelte glücklich.— Kucaklanan adam mutlulukla gülümsedi.
-
Sie fühlte sich als umarmt und sicher.— Kendini kucaklanmış ve güvende hissetti.
Антонимы