toplanmış, bir araya gelmiş
An einem Ort zusammengekommen oder an einem Ort versammelt.
Bir yerde toplanmış veya bir araya gelmiş.
-
Die versammelte Menge wartete auf den Redner.— Toplanan kalabalık, konuşmacıyı bekliyordu.
-
Alle Schüler sind nun versammelt.— Tüm öğrenciler şimdi toplanmış durumda.