Существительное Частотностьtop-1000CEFR A2
die

Linie

[ˈliːniə]
По слогам li|nie
§ Грамматика
Genitiv
der Linie
Plural
die Linien
§Значения
çizgi
Eine gerade oder gebogene Markierung oder Zeichnung auf einer Fläche.
Bir yüzey üzerindeki düz veya kıvrımlı bir işaret ya da çizim.
нейтральное
  1. Ziehen Sie bitte eine gerade Linie auf das Papier.
    — Lütfen kağıda düz bir çizgi çizin.
  2. Die dünnen Linien sind auf der Karte kaum sichtbar.
    — Haritada bu ince çizgiler neredeyse görünmüyor.
Синонимы
güzergah, hat
Ein festgelegter Weg oder eine Route, die ein Verkehrsmittel befährt.
Bir taşıtın izlediği belirlenmiş bir yol veya güzergah.
нейтральное
  1. Der Bus fährt auf dieser Linie nur alle zwanzig Minuten.
    — Bu hatta otobüs yalnızca her yirmi dakikada bir kalkıyor.
  2. Wir müssen eine neue Linie für den Nahverkehr einrichten.
    — Toplu taşıma için yeni bir hat kurmamız gerekiyor.
Синонимы
sınır, çizgi
Eine abstrakte Grenze oder ein Verlauf zwischen zwei Zuständen oder Gebieten.
İki durum veya alan arasında bulunan soyut bir sınır ya da geçiş yolu.
нейтральное
  1. Die Linie zwischen Gut und Böse ist oft verschwommen.
    — İyi ile kötü arasındaki sınır genellikle belirsizdir.
  2. Sie überschritten die rote Linie mit ihren Kommentaren.
    — Yorumlarıyla kırmızı çizgiyi aştılar.
Синонимы
politika, çizgi, yön
Die strategische Ausrichtung oder politische Richtung einer Person oder Organisation.
Bir kişi veya kuruluşun stratejik yönü ya da politik yönelimi.
возвышенное
  1. Die Partei muss ihre politische Linie klar definieren.
    — Parti, politik çizgisini net bir şekilde belirlemelidir.
  2. Er blieb konsequent auf seiner Linie.
    — O, kararlılıkla kendi çizgisinde kaldı.
§Идиомы
§Однокоренные
§Связанные слова

Сообщить об ошибке