bıkmak, canına tak etmek
Von einer Sache, einer Person oder einer Situation so sehr genervt oder erschöpft sein, dass man sie nicht mehr ertragen kann.
Bir şeyden, bir kişiden veya bir durumdan o kadar rahatsız olmak ya da yorulmak ki artık ona katlanamamak.
-
Ich habe die Nase voll von diesem ständigen Regen!— Bu sürekli yağmurdan bıktım artık!
-
Er hat die Nase voll von seinem Job.— İşinden bıkmış durumda.