düşündürücü fikir, düşünme dürtüsü
Ein Impuls oder Anregung, die dazu dient, jemanden zum Nachdenken über ein bestimmtes Thema zu bewegen.
Bir kişiyi belirli bir konu hakkında düşünmeye teşvik eden bir uyarı veya tetikleyici.
-
Sein Kommentar war ein wertvoller Denkanstoß für die Diskussion.— Onun yorumu, tartışma için değerli bir düşünce tetikleyicisiydi.
-
Der Artikel lieferte uns einen neuen Denkanstoß.— Bu makale bize yeni bir düşünce yönü kazandırdı.
-
Diese Frage dient als Denkanstoß für die Zukunft.— Bu soru, gelecek için bir düşünce tetikleyicisi işlevi görüyor.
-
Der Film war ein Denkanstoß zu diesem Thema.— Bu film, bu konu hakkında düşünmeye bir vesile oldu.
Синонимы