çıkarmak, almak
Etwas aus einer Tasche, einem Behälter oder einem Versteck herausholen.
Bir çantadan, kaptan veya saklanma yerinden bir şey çıkarmak.
-
Er holt ein altes Foto hervor.— Eski bir fotoğrafı çıkarıyor.
-
Sie hat schnell ihr Handy hervorgeholt.— Hızla cep telefonunu çıkardı.
Синонимы
Антонимы