zorunlu kılmak, bağlamak
Jemanden rechtlich oder moralisch dazu bringen, etwas zu tun oder zu lassen.
Birini hukuki veya ahlaki yollarla bir şey yapmaya ya da yapmamaya zorlamak.
-
Der Vertrag verpflichtet die Firma zu hohen Zahlungen.— Sözleşme, şirketi yüksek tutarlarda ödemeler yapmaya mecbur bırakıyor.
-
Diese Regelung verpflichtet uns zum Handeln.— Bu düzenleme, harekete geçmemizi zorunlu kılıyor.